Skip to content

6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Rehberi (2026): İşverenlerin Bilmesi Gereken Tüm Yükümlülükler

📅 Yayın tarihi: 15 Haziran 2026 📂 OSGB
6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Rehberi

Şirket sahibiyseniz veya bir işletmenin İSG süreçlerinden sorumluysanız, muhtemelen 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ifadesini defalarca duymuşsunuzdur. Ancak birçok işveren bu kanunun kendi işletmesi için tam olarak hangi yükümlülükleri doğurduğunu hâlâ net olarak bilmiyor. Bu rehberde 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nu sade bir dille açıklayacak, işveren sorumluluklarını, zorunlulukları, cezaları ve işletmeniz için atmanız gereken adımları detaylı olarak ele alacağız.

İçindekiler

HIZLI ÖZET

Temel Çıkarımlar

6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, çalışanların sağlık ve güvenliğini korumak amacıyla 2012 yılında yürürlüğe giren temel iş sağlığı ve güvenliği mevzuatıdır.

6331 sayılı Kanun, kamu ve özel sektörde faaliyet gösteren birçok işyerini çalışan sayısından bağımsız olarak kapsamaktadır.

İşverenler; risk değerlendirmesi yapmak, çalışanlara İSG eğitimi vermek ve sağlık gözetimini sağlamakla yükümlüdür.

İş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirme zorunluluğu, işyerinin tehlike sınıfına ve çalışan sayısına göre belirlenmektedir.

6331 Sayılı Kanuna uyulmaması durumunda, her yükümlülük için ayrı ayrı idari para cezaları uygulanabilmektedir.

İşletmeler için ilk adım, NACE kodunu ve tehlike sınıfını doğru belirlemektir.

Profesyonel OSGB desteği, yasal uyumluluk süreçlerinin daha verimli yönetilmesini sağlar.

6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Nedir?

6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, çalışanların sağlık ve güvenliğini korumak ve iş kazalarını önlemek amacıyla 2012 yılında yürürlüğe giren temel iş sağlığı ve güvenliği mevzuatıdır.

İlk kez Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği konusunu bağımsız bir kanun altında toplayan bu düzenleme, işverenlerin yükümlülüklerini net şekilde tanımlamıştır.

Eskiden iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları farklı mevzuatlara dağılmış durumdaydı. Bu durum uygulamada karmaşıklık yaratıyordu. 6331 sayılı kanun ile birlikte daha sistematik ve önleyici bir yaklaşım benimsenmiştir.

6331 sayılı kanunun temel yaklaşımı, kaza olduktan sonra müdahale etmek değil, kaza oluşmadan önlem almaktır.

Örneğin sadece yangın tüpü satın almak artık yeterli değildir. İşverenlerin riskleri önceden analiz etmesi, çalışanları eğitmesi ve sağlık gözetimi süreçlerini yürütmesi gerekir.

Ayrıca bu kanun sadece ağır sanayi tesislerini ilgilendirmez.

Aşağıdaki işletmeler de kapsam dahilinde olabilir:

  • Hukuk büroları

  • Muhasebe ofisleri

  • Mimarlık ofisleri

  • Ajanslar

  • Yazılım şirketleri

  • Restoranlar

  • Kafeler

  • Depolar

  • Üretim tesisleri

  • Lojistik firmaları

OSGB nedir → 


6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Ne Zaman Yürürlüğe Girdi?

6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu 30 Haziran 2012 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Bununla birlikte tüm maddeler aynı tarihte uygulanmaya başlamamıştır.

Kanun bazı işyerleri için kademeli olarak devreye alınmıştır.

İşyerlerinin çalışan sayısı ve tehlike sınıfına göre farklı geçiş tarihleri uygulanmıştır.

Bugün itibarıyla kanunun büyük bölümü tüm işletmeler için aktif olarak uygulanmaktadır.

Özellikle son yıllarda az tehlikeli sınıfta bulunan küçük işletmeler üzerindeki yükümlülükler de önemli ölçüde genişletilmiştir.

Ayrıca dijital denetim süreçleri de artmaktadır.

2024 yılında Türkiye’de 1,8 milyonu aşkın işyeri SGK sistemine kayıtlıdır. — Kaynak: SGK, 2024

Bu nedenle iş sağlığı ve güvenliği denetimleri de giderek daha sistematik hale gelmektedir.


6331 Sayılı Kanunun Amacı Nedir?

6331 Sayılı Kanunun amacı, çalışanların sağlık ve güvenliğini koruyarak iş kazalarını ve meslek hastalıklarını önlemektir.

Kanun aynı zamanda işverenlerin sorumluluklarını belirleyen önleyici bir yönetim sistemi oluşturur.

Kanunun temel amaçları şunlardır:

Çalışanların korunması

Çalışanların fiziksel ve psikolojik sağlığını korumayı hedefler.

Örneğin gürültülü bir üretim tesisinde çalışanların işitme kaybına uğramaması için periyodik odyometri testleri uygulanır.

İş kazalarının azaltılması

Tehlikelerin önceden belirlenmesini sağlar.

Örneğin kaygan zeminler, elektrik panoları veya ergonomik riskler önceden tespit edilir.

Meslek hastalıklarının önlenmesi

Uzun vadede ortaya çıkan sağlık sorunlarının önüne geçilir.

Örneğin sürekli bilgisayar kullanan çalışanlarda ergonomik problemler izlenebilir.

İşletme sürdürülebilirliğinin sağlanması

İSG sadece çalışanı değil, işletmenin devamlılığını da korur.

Bir iş kazası;

  • Maddi kayıplara

  • Hukuki süreçlere

  • İtibar kaybına

  • Operasyonel aksamalara

neden olabilir.

Türkiye’de 2024 yılında 1.500’ün üzerinde çalışan iş kazaları nedeniyle hayatını kaybetmiştir. — Kaynak: İSİG Meclisi, 2024

Bu nedenle İSG yalnızca bir evrak işi değildir.


6331 Sayılı Kanun Neden Önemlidir?

6331 Sayılı Kanun, iş sağlığı ve güvenliğini reaktif değil proaktif bir sisteme dönüştürdüğü için önemlidir.

Eskiden birçok işletme yalnızca denetim dönemlerinde harekete geçiyordu.

Günümüzde ise sürekli çalışan bir yönetim sistemi oluşturulması gerekiyor.

Kanunun önemini dört başlık altında inceleyebiliriz.

İşverenin hukuki riskini azaltır

İş kazası yaşandığında ilk incelenen konu işverenin yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğidir.

Eksik belgeler ciddi sonuçlar doğurabilir.

Örneğin;

  • Risk değerlendirmesi yoksa

  • İSG eğitimleri eksikse

  • Sağlık muayeneleri yapılmadıysa

işveren hukuki olarak sorumlu tutulabilir.

Çalışan bağlılığını artırır

Güvenli ortamda çalışan personelin verimliliği yükselir.

Ayrıca çalışan devir oranları azalabilir.

Denetim süreçlerini kolaylaştırır

Bakanlık denetimlerinde düzenli çalışan firmalar çok daha hızlı süreç yönetebilir.

Finansal kayıpları azaltır

Bir iş kazasının görünmeyen maliyeti oldukça yüksektir.

İş kazalarının dolaylı maliyeti doğrudan maliyetlerin 4 ila 10 katına kadar çıkabilmektedir. — Kaynak: International Labour Organization (ILO), 2024


6331 Sayılı Kanun Kimleri Kapsamaktadır?

6331 Sayılı Kanun kamu ve özel sektörde faaliyet gösteren birçok işyerini kapsamaktadır.

Bu konu en sık yanlış anlaşılan alanlardan biridir.

Birçok küçük işletme kendisini kapsam dışında sanmaktadır.

Ancak durum çoğu zaman böyle değildir.

Kamu sektörü

Aşağıdakiler kapsam dahilindedir:

  • Belediyeler

  • Üniversiteler

  • Kamu kurumları

Özel sektör

Aşağıdaki işletmeler kapsam dahilindedir:

  • Şirketler

  • Ofisler

  • Üretim tesisleri

  • Restoranlar

  • Depolar

  • E-ticaret şirketleri

  • Ajanslar

Tehlike sınıfları nasıl belirlenir?

Tehlike sınıfı NACE koduna göre belirlenir.

Üç ana kategori vardır.

Tehlike SınıfıÖrnek İşyerleri
Az TehlikeliMuhasebe ofisi, hukuk bürosu, yazılım şirketi
TehlikeliRestoran, lojistik depo, tekstil atölyesi
Çok Tehlikeliİnşaat, ağır sanayi, maden

Kimler istisna kapsamındadır?

Bazı istisnalar bulunmaktadır.

Bunlar arasında;

  • Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bazı faaliyetleri

  • Afet ve acil müdahale faaliyetleri

  • Ev hizmetleri

yer alabilmektedir.

Ancak istisnalar oldukça sınırlıdır.

Çoğu ticari işletme kapsam içerisindedir.


6331 Sayılı Kanun Kapsamında İşverenlerin Yükümlülükleri Nelerdir?

6331 Sayılı Kanun kapsamında işverenler çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlamak için çok sayıda yükümlülüğü yerine getirmek zorundadır.

Bu yükümlülükler birbirinden bağımsız değildir.

Bir bütün olarak değerlendirilmelidir.

Risk değerlendirmesi yapmak

Risk değerlendirmesi, işyerindeki tehlikeleri önceden tespit eden zorunlu bir analiz çalışmasıdır.

Örneğin;

Bir kafe işletmesinde şu riskler incelenebilir:

  • Kaygan zemin

  • Sıcak yağ yanıkları

  • Elektrik riskleri

  • Ergonomik riskler

Risk değerlendirmesi hizmeti → 

Acil durum planı hazırlamak

Acil durum planı, yangın, deprem veya tahliye süreçlerini organize eden zorunlu bir dokümandır.

Plan içerisinde;

  • Tahliye yolları

  • Toplanma alanları

  • Görevlendirmeler

yer almalıdır.

Acil durum planı hazırlanması → 

İSG eğitimlerini vermek

Çalışanların düzenli eğitim alması gerekir.

Konular şunları kapsayabilir:

  • Yangın

  • İlk yardım

  • Ergonomi

  • Acil durumlar

  • Ofis güvenliği

Sağlık gözetimini yürütmek

Sağlık gözetimi, çalışanların işe uygunluğunun ve sağlık durumlarının takip edilmesidir.

Bu süreç şunları içerebilir:

  • İşe giriş sağlık raporları

  • Periyodik muayeneler

  • Laboratuvar tetkikleri

  • Görme testleri

  • Odyometri testleri

İç link önerileri:

İşyeri hekimi nedir? → 

İş kazası kayıtlarını tutmak

İş kazalarının kayıt altına alınması zorunludur.

Kök neden analizleri yapılmalıdır.

Benzer kazaların tekrar etmesi engellenmelidir.


İş Güvenliği Uzmanı ve İşyeri Hekimi Zorunluluğu Nasıl Belirlenir?

İş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi zorunluluğu işyerinin tehlike sınıfına ve çalışan sayısına göre belirlenir.

Bu noktada birçok işveren yanlış bilgiye sahiptir.

“10 kişiden az çalışanım var, hiçbir yükümlülüğüm yok.” düşüncesi doğru değildir.

Her işletme öncelikle tehlike sınıfını belirlemelidir.

Ardından ihtiyaç duyulan profesyonel destek hesaplanır.

İşverenler iki yöntem kullanabilir:

İç kaynak modeli

İşveren gerekli niteliklere sahipse bazı yükümlülükleri kendisi üstlenebilir.

OSGB modeli

Yetkilendirilmiş bir OSGB ile sözleşme yapılabilir.

Bu model özellikle KOBİ’lerde daha yaygındır.

OSGB zorunlu mu? → 

6331 Sayılı Kanuna Uymamanın Cezaları Nelerdir?

6331 Sayılı Kanuna uyulmaması durumunda işverenlere her yükümlülük için ayrı ayrı idari para cezaları uygulanabilmektedir.

Bu cezalar her yıl yeniden değerleme oranına göre güncellenmektedir. Bu nedenle kesin rakamlar her yıl değişiklik gösterebilir.

Ancak önemli olan nokta rakamdan ziyade sistemin işleyişidir.

Birçok işveren tek bir ceza uygulanacağını düşünür.

Gerçekte ise her eksiklik bağımsız olarak değerlendirilebilir.

Örneğin;

  • Risk değerlendirmesi eksikliği

  • Acil durum planının bulunmaması

  • İSG eğitimi eksikliği

  • Sağlık gözetiminin yapılmaması

  • İş güvenliği uzmanı görevlendirilmemesi

ayrı ayrı yaptırımlara tabi olabilir.

6331 Sayılı Kanuna uyulmaması durumunda işverenlere her yükümlülük için ayrı ayrı idari para cezaları uygulanabilmektedir.

Ayrıca bazı ihlallerde eksiklik giderilene kadar aylık bazda tekrar eden cezalar uygulanabilmektedir.

Hangi kurumlar denetim yapar?

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş müfettişleri işyerlerinde İSG denetimleri gerçekleştirebilir.

Denetimler şu yollarla başlayabilir:

  • Rutin denetimler

  • İş kazası sonrasında yapılan incelemeler

  • Çalışan şikayetleri

  • Sektörel denetim programları

  • Bakanlık planlamaları

Özellikle iş kazası yaşandığında süreç çok daha detaylı incelenir.

İşverenler neden sadece cezaya odaklanmamalıdır?

6331 Sayılı Kanunun amacı ceza kesmek değil, riskleri önceden ortadan kaldırmaktır.

İdari para cezaları çoğu zaman buzdağının görünen kısmıdır.

Bunun yanında oluşabilecek riskler şunlardır:

  • İş durdurma kararları

  • Tazminat süreçleri

  • SGK rücu davaları

  • İtibar kaybı

  • Müşteri kaybı

2024 yılında Türkiye’de 730 binden fazla iş kazası bildirimi yapılmıştır. — Kaynak: SGK, 2024


Risk Değerlendirmesi Neden Zorunludur?

Risk değerlendirmesi, işyerindeki tehlikeleri önceden belirleyerek iş kazalarının oluşmasını engelleyen temel İSG çalışmasıdır.

6331 sayılı kanunun merkezinde risk değerlendirmesi bulunur.

Çünkü diğer süreçlerin büyük kısmı buradan beslenir.

Örneğin bir risk değerlendirmesi çalışmasında şu başlıklar incelenebilir:

Fiziksel riskler

  • Kaygan zeminler

  • Gürültü

  • Titreşim

  • Yetersiz aydınlatma

Kimyasal riskler

  • Solventler

  • Temizlik malzemeleri

  • Endüstriyel kimyasallar

Ergonomik riskler

  • Yanlış oturma düzeni

  • Ağır kaldırma operasyonları

  • Tekrarlayan hareketler

Psikososyal riskler

  • Aşırı iş yükü

  • Stres

  • Tükenmişlik

Örneğin 10 kişilik bir hukuk bürosunda bile ergonomi kaynaklı kas ve boyun rahatsızlıkları önemli bir risk başlığı oluşturabilir.

Bu nedenle “biz ofisiz, bize bir şey olmaz” yaklaşımı doğru değildir.


Az Tehlikeli İşyerleri İçin 6331 Sayılı Kanun Nasıl Uygulanır?

Az tehlikeli işyerleri de 6331 Sayılı Kanun kapsamındadır ve birçok yükümlülüğü yerine getirmek zorundadır.

Bu konu internette en fazla yanlış bilgi bulunan alanlardan biridir.

Az tehlikeli olmak, yükümlülüklerden muaf olmak anlamına gelmez.

Az tehlikeli işyerlerine örnek olarak şunlar verilebilir:

  • Muhasebe ofisleri

  • Hukuk büroları

  • Yazılım şirketleri

  • Dijital ajanslar

  • Danışmanlık şirketleri

Bu işletmeler de aşağıdaki süreçlerden sorumludur:

  • Risk değerlendirmesi

  • Acil durum planı

  • İSG eğitimleri

  • Sağlık gözetimi

  • İş kazası kayıtları

Bazı durumlarda iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi desteği de gerekli olabilir.

Bu ihtiyaç çalışan sayısı ve işyeri yapısına göre değişebilir.


Küçük İşletmeler 6331 Sayılı Kanundan Muaf Mıdır?

Küçük işletmeler 6331 Sayılı Kanundan tamamen muaf değildir.

Bu sorunun cevabı çoğu zaman hayırdır.

Çalışan sayısının az olması yükümlülükleri tamamen ortadan kaldırmaz.

Önemli olan şu üç kriterdir:

  1. Çalışan sayısı

  2. NACE kodu

  3. Tehlike sınıfı

Örneğin üç çalışanı bulunan bir muhasebe ofisi bile çeşitli İSG yükümlülüklerine sahip olabilir.

Bu nedenle işletmenizi büyüklüğüne göre değil, faaliyet koduna göre değerlendirmelisiniz.


Küçük İşletmeler İçin 4 Uygulamalı Örnek

Senaryo 1: 3 Çalışanlı Muhasebe Ofisi

3 çalışanlı bir muhasebe ofisi az tehlikeli sınıfta yer alsa bile İSG yükümlülüklerine sahiptir.

Bu işletmede aşağıdaki çalışmalar yapılmalıdır:

  • Risk değerlendirmesi

  • Acil durum planı

  • İSG eğitimleri

  • Sağlık gözetimi

Örnek riskler:

  • Ergonomik problemler

  • Elektrik riskleri

  • Yangın riskleri


Senaryo 2: 8 Çalışanlı Hukuk Bürosu

Hukuk büroları da iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı kapsamındadır.

Sık karşılaşılan riskler şunlardır:

  • Uzun süre ekran kullanımı

  • Boyun ve sırt problemleri

  • Elektrik ekipmanları

  • Psikososyal riskler

Bu nedenle düzenli sağlık gözetimi önemlidir.


Senaryo 3: 20 Çalışanlı Kafe

20 çalışanlı bir kafe daha kapsamlı süreçlere ihtiyaç duyabilir.

Başlıca riskler şunlardır:

  • Kaygan zemin

  • Sıcak yağ yanıkları

  • Kesici alet yaralanmaları

  • Elektrik riskleri

Bu işletmelerde profesyonel İSG desteği oldukça önemlidir.


Senaryo 4: 35 Çalışanlı Üretim Tesisi

35 çalışanlı üretim tesisleri genellikle daha yoğun İSG yönetimi gerektirir.

Bu işletmelerde süreçler çok daha kapsamlıdır.

Örneğin;

  • Periyodik kontroller

  • Çalışan eğitimleri

  • Sağlık taramaları

  • Risk analizleri

  • Acil durum tatbikatları

bir bütün halinde yürütülür.


İşverenler İçin Uygulanabilir Kontrol Listesi

6331 Sayılı Kanuna uyum sağlamanın ilk adımı sistematik bir kontrol listesi oluşturmaktır.

Aşağıdaki adımları uygulayabilirsiniz.

1. NACE kodunuzu öğrenin

Vergi levhası ve ticaret sicili bilgilerinizden faaliyet kodunuzu doğrulayın.

2. Tehlike sınıfınızı belirleyin

Az tehlikeli, tehlikeli veya çok tehlikeli sınıfta olduğunuzu öğrenin.

3. Risk değerlendirmesi yaptırın

Risklerinizi yazılı hale getirin.

4. Acil durum planınızı hazırlayın

Yangın ve tahliye süreçlerini oluşturun.

5. İSG eğitimlerini planlayın

Çalışanların eğitimlerini düzenli hale getirin.

6. Sağlık gözetimi süreçlerini başlatın

İşe giriş ve periyodik muayeneleri organize edin.

7. Profesyonel destek alın

Yetkilendirilmiş bir OSGB ile çalışmayı değerlendirin.

İstanbul OSGB hizmetleri →


6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununa Uyum Sağlamak İçin Hangi Araçlar Kullanılabilir?

6331 Sayılı Kanuna uyum sağlamak için dijital takip sistemleri ve profesyonel OSGB desteği kullanılabilir.

İşverenlerin manuel süreç yönetmesi giderek zorlaşmaktadır.

Kullanılabilecek araçlar şunlardır:

AraçKullanım Amacı
OSGB HizmetiUçtan uca İSG yönetimi
Excel Takip SistemiEğitim ve evrak takibi
İSG YazılımlarıSüreç otomasyonu
Dijital ArşivlemeDoküman yönetimi

 


İşverenler İçin Sonraki Adımlar Nelerdir?

6331 Sayılı Kanun kapsamında sonraki adım işletmenizin mevcut durumunu analiz ederek eksiklerinizi tamamlamaktır.

Birçok işletme önce evrak hazırlamaya çalışır.

Bu doğru yaklaşım değildir.

Doğru sıra şöyledir:

  1. İşletmenizi analiz edin.

  2. NACE kodunu doğrulayın.

  3. Tehlike sınıfını belirleyin.

  4. Yasal eksikleri tespit edin.

  5. Profesyonel destek alın.

Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler için dışarıdan destek almak süreci önemli ölçüde kolaylaştırır.


Sonuç: 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Bir Evrak Zorunluluğu Değil, İşletme Yönetim Sistemidir

6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu yalnızca yasal bir zorunluluk değil, sürdürülebilir işletme yönetiminin temel yapı taşlarından biridir.

Başarılı işletmeler İSG’yi bir maliyet kalemi olarak değil, bir yatırım olarak görür.

Çünkü güvenli işyerleri;

  • Daha verimlidir.

  • Daha sürdürülebilirdir.

  • Daha az risk taşır.

  • Daha güçlü kurumsal yapılar oluşturur.

Eğer işletmenizin hangi yükümlülüklere sahip olduğundan emin değilseniz, ilk olarak NACE kodunuzu ve tehlike sınıfınızı doğrulamanız gerekir.

Sonrasında profesyonel destek alarak tüm süreci daha kolay yönetebilirsiniz.